Raportör ve röportajcı arasındaki temel farklar şunlardır:
Raportör : Genellikle resmi bir komisyonun verdiği kararların gerekçesini kaleme alıp, genel kurul karşısında savunan kişidir. Ayrıca, uluslararası kuruluşlarda belirli bir konuyu araştırarak rapor sunan kişi olarak da kullanılır
Röportajcı : Gazetecilik veya medya alanında çalışan, belirli konularda röportajlar yaparak bilgi toplayan ve bu bilgileri yazılı, görsel veya işitsel olarak sunan kişidir
Mülakat ve röportaj arasındaki bazı farklar şunlardır: Amaç: Mülakat, bir konu hakkında o konunun uzmanı ile yapılan görüşmelerdir ve amacı konuya açıklık getirmektir. Kapsam: Mülakat sadece soru ve cevaplardan oluşur. Anlatım: Mülakatta açık ve kısa bir anlatım tercih edilir. Fotoğraf ve belge kullanımı: Mülakatta sadece mülakatı yapılan kişinin fotoğrafı olabilir. Okuyucu kitlesi: Mülakatın okuyucu kitlesi sadece o konu hakkında bilgisi olan az bir kesimdir.
Raportör, özel şirket ve kamu kurumlarında verilen hizmetleri, yapılan satışları ve her türlü faaliyeti kayıt altına alıp rapor halinde sunan kişidir. Raportörlerin bazı görevleri: Firma veya kurum toplantı tutanaklarını hazırlamak; İlgili kurumlara yapılan başvuruların kaydını tutmak; Firma müşteri bilgilerini saklamak üzere veri depolama sistemi geliştirmek; Analiz sonuçlarını rapor haline getirmek; Sigorta firmalarında; ekspertiz ve acente bilgilerini kayıt altına almak; Devlet kurumlarında; mevzuat tarafından atanan görevleri yerine getirmek. Raportörlerin çalışma alanı oldukça geniş olmakla birlikte, bilgisayar kullanımını en az temel düzeyde bilmeleri gerekir.
Raportör olabilmek için aşağıdaki şartlardan birini taşımak gerekir: Mesleklerinde en az beş yıl başarıyla çalışmış adli veya idari hâkim ya da savcı veya Sayıştay denetçisi, başdenetçisi ya da uzman denetçisi olmak. Yükseköğretim kurumlarının hukuk, iktisat veya siyasal bilimler dallarında doçent, yardımcı doçent ya da doktorasını tamamlamış araştırma görevlisi olmak. Adaylık süresi hariç, en az beş yıl başarıyla çalışmış raportör yardımcısı olmak. Ayrıca, Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavından en az (C) düzeyinde belge almış olmak ve lisansüstü çalışmalar yapmış olmak, raportörlüğe görevlendirmede ve atanmada tercih nedenidir. Raportör olmak için resmi bir eğitim alma şartı yoktur, ancak üniversitelerin sekreterlik ve tıbbi dokümantasyon bölümlerinden mezun olanlar iş bulma avantajı elde edebilir.
Raportörlük, "idari ve uzman sekreterler" grubuna giren bir meslektir.
Röportajlar, sunuş biçimi, yazarın izlediği yöntem, uzunluk ve konularına göre olmak üzere dört başlıkta sınıflandırılabilir. Sunuş biçimine göre röportajlar: Amerikan röportajı: Okuyucuya en son verilmesi gereken bilgiler ilk paragrafta verilir. Alman röportajı: Yazar, yazıya kendini katar ve konuyu kendi etrafında anlatır. Yazarın izlediği yönteme göre röportajlar: Konuşmaya dayalı röportaj: Mülakat şeklinde yapılan, tanınmış kişilere soru sorma esasına dayalı bir röportaj türüdür. Belgesel röportaj: Sözlü ve yazılı kaynaklardan araştırma yapılarak oluşturulan röportaj türüdür. Uzunluğuna göre röportajlar: Tek röportaj: Gazete ve dergilerde sıkça yer alan, tek bir yazı ile oluşturulan röportaj türüdür. Dizi röportaj: Bir konuyu tüm yönleriyle ele alan, detaylı bir inceleme sonucu oluşturulan röportaj türüdür. Konularına göre röportajlar: Bir yeri konu alan röportaj: Yazarın bir bölgeye gidip olayı incelemesi, yerel halkla görüşmesi ve edindiği bilgileri resim, fotoğraf veya videolarla desteklemesi sonucu oluşan röportaj türüdür. İnsanı konu alan röportaj: Tanınmış kişilerle soru-cevap şeklinde oluşturulan röportaj türüdür. Eşyayı konu alan röportaj: Yazarın bir eşya hakkında detaylı araştırma yaparak o eşyayı tüm yönleriyle ele aldığı röportaj türüdür.
Raportörlerin yetkileri, görev yaptıkları kuruma ve pozisyona göre değişiklik gösterebilir. Genel olarak raportörlerin bazı yetkileri şunlardır: Anayasa Mahkemesi raportörleri. Cumhurbaşkanlığı raportörleri. Tüketici hakem heyeti raportörleri. Özel sektör raportörleri. Raportörler, görev ve yetkilerini ilgili mevzuat ve yönergelere uygun olarak yerine getirirler.
Röportaj ve söyleşi aynı şey değildir. Söyleşi, soru-cevap şeklinde alt alta yayımlanır ve kişilerin bir araya gelme zorunluluğu yoktur; yüz yüze, telefonla veya internet üzerinden yapılabilir. Röportaj ise, tarafların bir araya gelmesini gerektirir ve sadece soru-cevap aktarılmaz; bulunulan mekan, kişinin dış görünümü, ruh hali, beden dili ve sorulara verdiği tepkiler gibi detaylar öyküleştirilerek anlatılır.
Blog
Promote ne demek?
Past simple ve past participle arasındaki fark nedir?
Pazartesi ve Monday aynı mı?
Permolit boya hangi ülkenin malı?
Rahibe hatunlar ne iş yapar?
Prenses ve prens ingilizce nasıl yazılır?
Poz ne anlama gelir?
PTT kargo evden teslim alıyor mu?
Okkalı ne demek?
Pakistan neden Urdu ve İngilizce konuşuyor?
Pendik Decathlon hangi AVM'de?
Para miktarı yazıyla nasıl yazılır örnek?
Osmanlı Türkçesi zor bir dil mi?
Painite taşı ne işe yarar?
Pazı ne anlama gelir?
Per neden kullanılır?
Pamuk en çok hangi ayda toplanır?
Rakipsiz ne demek?
Processus ne demek?
Portable ne demek?
PO ne anlama gelir?
Olgun eş ne demek?
Phrasal verb nasıl ayırt edilir?
Proud of you ne zaman kullanılır?
Raw ne anlama gelir?
Papi ne anlama gelir?
Panelde konuşmacılara ne denir?
Perdahlanmak ne demek?
Olay kelimesinin kullanıldığı cümleler nelerdir?
Pob açılımı nedir?
Polonya neden İngilizce konuşmuyor?
Oxford 3000 A1 seviyesi nedir?
Prozodik okuma ne demek?
Otel kat görevlisi ve temizlikçi aynı mı?
Omuz silkmek ne anlama gelir?
Pafta ve ada aynı şey mi?
PDT hangi saat diliminde?
Paralik ne demek?
PDF dil çevirme hangi program?
Receive ne demek?