Orman kanunları arasında en önemlisi, 31/8/1956 tarihinde kabul edilen ve 8/9/1956 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanan 6831 Sayılı Orman Kanunu 'dur. Bu kanun, orman alanlarının tanımını, ormanlarla ilgili sorumluluğu bulunan kamu kurumlarını ve orman alanlarında gerçekleştirilen faaliyetleri düzenler
Bazı diğer orman kanunları :
Ayrıca, ormanlarla ilgili düzenlemeler içeren Cumhurbaşkanlığı kararnameleri de bulunmaktadır
Orman Kanunu'na göre ağaçlandırma, yetişme muhiti verileri dikkate alınarak, toprağı en iyi ve en ekonomik şekilde değerlendirmek ve ekonomiye girdi sağlamak amacıyla, Bakanlık birimlerince onaylanan projesine dayalı olarak ağaç, ağaççık ve alt tabakasında otsu bitkilerin yer aldığı yeni orman kurma çalışmalarını ve bu türlere biyolojik bağımsızlıklarına kavuşuncaya kadar yapılan bakım işlerini ifade eder. Ayrıca, orman sahasını artırmak maksadıyla, orman sınırları içinde yangın ve çeşitli sebeplerle meydana gelmiş açıklıklarda verimsiz, vasıfları bozulmuş ve amenajman planlarında toprak muhafaza karakteri taşımadığı halde muhafazaya ayrılmış orman alanları ile, Devlete ait olup orman yetişme muhiti şartları bakımından elverişli olan yerlerde; köy tüzel kişilikleri ve diğer gerçek ve tüzel kişiler tarafından Orman Genel Müdürlüğünce uygun görülecek planlara göre ağaçlandırma yapılabilir.
Orman Kanunu 116. madde, orman sayılmayan yerlerdeki ağaç ve ağaççıklardan maliklerin yararlanma hakkını düzenler. Madde hükmüne göre orman sayılmayan yerlerdeki ağaç ve ağaççıklardan, sahipleri aşağıdaki şekillerde faydalanabilir: Parklar ve şehir mezarlıkları: Sahipleri, her türlü zati ihtiyaçları ve pazar satışları için hiçbir kayıt ve şarta tabi olmadan kesim ve taşıma yapabilir. Özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan yerler: Sahipleri, her türlü yapacak ve yakacak ihtiyaçlarını mahalli orman idaresine haber vermek ve bir tutanakla tespit edilmek suretiyle karşılayabilir. Yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli araziler: Sahipleri, her türlü yapacak ve yakacak ihtiyaçlarını karşılayabilir. Bu madde, belirli kısıtlamalara tabidir ve mülkiyet hakkını da ilgilendirir.
Orman Kanunu'nun 1. maddesi, tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık topluluklarının yerleriyle birlikte orman sayıldığını belirtir. Ancak, bu tanıma dahil olmayan bazı alanlar şunlardır: sazlıklar; step bitkileriyle örtülü yerler; her çeşit dikenlikler; parklar; şehir mezarlıklarıyla kasaba ve köylerin sınırları içindeki eski mezarlıklar.
Orman Kanunu'na göre zarar, "gerçek zarar" üzerinden hesaplanır. Gerçek zarar, farklı durumlara göre şu şekillerde belirlenir: Ağaç veya fidan kesilmesi durumunda: Suçun işlendiği yere en yakın orman satış yerinde, bir önceki yıla ait bilanço döneminde yapılan açık artırmalı satışlarda, aynı cins ve türdeki emval için belirlenen satışlar ortalamasından, o dönemde yapılmış kesim, taşıma ve istif giderlerinin çıkarılmasıyla elde edilecek birim fiyat üzerinden hesaplanır. Fidan kesme durumunda: Fidanın tür ve yaşına göre, ekim, dikim ve bakım masraflarının iki katı olarak hesaplanır. Orman yangını sonucu oluşan zarar: A bendine göre hesaplanır, ancak kıymetlendirilmesi mümkün olan emval varsa, bu emval bedeli hesaplanan zarardan çıkarılır. Tazminat hesaplamaları, her yıl mart ayının başından takip eden yılın şubat ayı sonuna kadar geçerli olan tazminata esas cetvellere göre yapılır.
Orman Kanunu'na göre ormandan yararlanabilecek kişiler ve kurumlar şunlardır: Köylüler: Devlet ormanları içinde veya bitişiğinde bulunan köylerde oturan ve kalkınmaları mümkün görülen köylüler, belirli fonlardan öncelikli olarak yararlandırılır. Orman köylerini kalkındırma kooperatifleri: Bu kooperatifler, belirli koşullar altında orman işlerinde öncelikli olarak çalıştırılır. Kamu kuruluşları: Devlet, diğer kamu tüzelkişileri ve gerçek kişiler, belirli koşullar altında orman ağacı ve ağaçcığı fidanı ihtiyaçlarını karşılayabilir. Orman idaresi: Orman idaresi, gerekli durumlarda ağaçlandırma, bakım, imar gibi orman işlerini yaptırabilir. Ayrıca, ormanlardan belirli izinler ve şartlar altında ormana zararlı bitki ve köklerin çıkarılması gibi faaliyetler de gerçekleştirilebilir.
6831 sayılı Orman Kanunu, 31/8/1956 tarihinde kabul edilmiş ve 8/9/1956 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
Orman Genel Müdürlüğü, 6831 sayılı Orman Kanunu'na tabidir.
Hukuk
Müfrezli arsa ne demek?
Mükerrire özgü denetimli serbestlik nedir?
Ombudsman kime karşı sorumludur?
Mudanya Mütarekesi'nden sonra hangi antlaşma imzalandı?
Nikah akdini kim onaylar?
Normal ve resmi nüfus kayıt örnekleri arasındaki fark nedir?
Muvafakatname nedir?
Ortak Varlık Yönetim A.Ş. haciz yapabilir mi?
Nikah için randevu almak zorunlu mu?
Muhdesat aidiyeti kesinleşirse ne olur?
Olağanüstü hal ve olağanüstü durum arasındaki fark nedir?
Mütekabiliyet örneği nedir?
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın sonuçları nelerdir?
MİT iş başvurusu için hangi sınav?
Mumlar hangi fasılda?
Okullarda sakal serbestliği ne zaman gelecek?
Nitelik belgesini kim onaylar?
Muafiyet ve muaf tutulmak aynı şey mi?
Muhtar ve aza sayısı nasıl belirlenir?
Norm fazlasi öğretmen il dışı tayin isteyebilir mi?
Nüfus cüzdanı nasıl oluşturulur?
Noter tasdikli defter nasıl hazırlanır?
Müteahhitin ayıbı kim öder?
Müsteşarın üstü kim?
MİT hangi raporları hazırlar?
Olumsuz olay bildirimi kim yapar?
OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu'nun kararları kesin mi?
Muhalefet ve iktidar farkı nedir?
Mükerrirlere özgü infaz rejimi infaz erteleme nasıl yapılır?
Norm ve normativizm nedir?
Nazım ve uygulama imar planları ne zaman yürürlüğe girer?
Muhtarların yetkileri nelerdir?
Ortaklar arasında eylemli bir paylaşma varsa dava açılabilir mi?
Orman kanunları nelerdir?
Muaccelliyet ihtarı ne zaman gönderilir?
Nevzat Korkmaz İyi Parti'den neden istifa etti?
Müteahhit inşaatı gerektiği gibi yapmazsa ne olur?
Müstehcenlik suçu hangi madde?
Muhdesatta mülkiyet kime ait?
Nitelik belgesi muvazzaf olur ne demek?