6831 Sayılı Orman Kanunu'na göre ormanlar, mülkiyet ve idare bakımından üç ana kategoriye ayrılır:
Vasıf ve karakter bakımından ise ormanlar üç şekilde sınıflandırılır:
Ormanların bazı faydaları: Oksijen üretimi: Ormanlar, bitkilerin fotosentez yoluyla karbondioksiti emip oksijen üretmesiyle %21 oranındaki havanın %56'sını sağlar. Su dengesinin sağlanması: Ağaçlar, yaprakları ve kökleriyle kar ve yağmur suyunu tutarak sel ve taşkınları önler, yeraltı sularının oluşmasına yardımcı olur. Erozyonun önlenmesi: Ağaç kökleri, toprağın aşınmasını ve taşınmasını engelleyerek erozyonu önler. Biyoçeşitlilik: Ormanlar, kara hayvanlarının %80'ine ev sahipliği yapar ve birçok bitki türüne yaşam alanı sağlar. İklim düzenlemesi: Ağaçlar, yaz sıcaklığını düşürüp kış sıcaklığını artırarak bölgesel iklimleri etkiler. Ekonomik ve sosyal katkı: Ormanlar, kereste ve çeşitli ikincil ürünler sağlayarak iş imkanları yaratır ve köyden kente göçü azaltır.
Orman kanunları, ormanların korunması, yönetimi ve kullanımını düzenler. 6831 Sayılı Orman Kanunu'nda ormanların mülkiyet ve idare bakımından sınıflandırılması, orman alanlarında yapılabilecek faaliyetler, orman suçlarının tanımı ve cezaları gibi konular yer alır. Bazı düzenlemeler: Ormanların tahsisi: Kamu yararı gerekçesiyle ormanlardan belirli alanların tahsisini düzenler. Hayvan otlatma: Ormanlara hayvan sokulmasını yasaklar, ancak orman idaresince belirlenen alanlarda ve usullerde hayvan otlatılmasına izin verilebilir. Yapı ve tesis izni: Savunma, ulaşım, enerji gibi kamu yararı gerektiren durumlarda belirli tesislere izin verilebilir, ancak bu tesisler izin süresi sonunda bedelsiz olarak orman idaresine geçer.
Ormanları korumak amacıyla 6831 sayılı Orman Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun, 31/08/1956 tarihinde kabul edilmiş ve 08/09/1956 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun bazı maddeleri ormanların korunması ile ilgilidir: Madde 74: Orman idaresinin gerek görmesi durumunda, mahallin en büyük mülkiye amirleri ormanlara girişi yasaklayabilir. Madde 75: Orman idaresi, yangınları önlemek için gerekli tedbirleri alır. Madde 80: Orman memurları, izinsiz avlanmayı engelleyebilir ve gerekli durumlarda el koyabilir.
Özel orman alanları, devletin mülkiyetinde olmayan, gerçek veya tüzel kişilere ait olan orman alanlarını tanımlar. Özel ormanların bazı özellikleri: Mülkiyet hakkı: Özel orman arazileri, gerçek veya tüzel kişilere aittir. Yönetim ve kullanım: Özel orman sahipleri, bu arazileri kendi ihtiyaçlarına göre yönetebilir. Koruma ve sürdürülebilirlik: Özel orman arazilerinin korunması, biyoçeşitliliğin sürdürülmesi açısından önemlidir. Özel ormanların oluşma şekilleri: devletin daha önce sahip olduğu arazilerin özelleştirilmesi; bireylerin ağaçlandırma faaliyetleri sonucu elde edilen alanlar; miras yoluyla intikal eden ormanlar. Türkiye'de özel orman konumunda toplam 15.863 hektar büyüklüğünde 324 adet özel orman bulunmaktadır.
Orman, belirli yükseklikteki ve büyüklükteki çeşitli ağaçlar, çalılar, otsu bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar, böcekler ve hayvanlar bütününü içeren, topraklı alanda genellikle doğal yollardan oluşmuş bir kara ekosistemidir.
Özel ormanlar, 6831 sayılı Orman Kanunu'na göre şu şekilde değerlendirilir: Mülkiyet: Özel ormanlarda tam ve gerçek manada mülkiyet hükümleri uygulanmaz. Yükümlülükler: Özel orman maliklerine, sahip oldukları ormanları toplum yararına kullanma ve kanuni kısıtlamalara uyma yükümlülüğü getirilmiştir. İşletme: Özel ormanlar, sahipleri tarafından yaptırılıp orman idaresince tasdik edilecek harita ve amenajman planlarına göre işletilip idare edilir. Sınırlamalar: Özel orman malikleri, sahip oldukları ormanlarda %6'lık bir oranla inşaat yapabilirler. Teşvikler: Ağaçlandırma yapan özel orman maliklerine, ağaçlandırdıkları sahalara ait arazi ve bina vergilerinden 50 sene boyunca muafiyet sağlanabilir. Özel ormanlar, devlet tarafından teşvik edilmeli, ancak bu teşvikler ormanların özelleştirilmesinden ziyade yeni ormanların oluşturulmasını hedeflemelidir.
6831 sayılı Orman Kanunu'na göre orman sayılan yerler şunlardır: Tabii olarak yetişen veya emekle yetiştirilen ağaç ve ağaççık toplulukları yerleriyle birlikte orman sayılır. Sazlıklar orman sayılmaz. Step nebatlariyle örtülü yerler orman sayılmaz. Her çeşit dikenlikler orman sayılmaz. Parklar orman sayılmaz. Şehir mezarlıklarıyla kasaba ve köylerin hudutları içerisinde bulunan eski (kadim) mezarlıklardaki ağaç ve ağaçlıklarla örtülü yerler orman sayılmaz. Sahipli arazide bulunan ve civarındaki ormanlarda tabii olarak yetişmeyen ağaç ve ağaççık nevilerinin bulunduğu yerler orman sayılmaz. Orman sınırları içinde veya bitişiğinde tapulu, orman sınırları dışında ise her türlü tasarruf belgeleriyle özel mülkiyette bulunan ve tarım arazisi olarak kullanılan, dağınık veya yer yer küme ve sıra halindeki her nevi ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerler orman sayılmaz. Orman sınırları dışında olup, yüzölçümü üç hektarı aşmayan sahipli arazilerde tabii olarak yetişen her nevi ağaç ve ağaçcıklarla örtülü yerler orman sayılmaz. Funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımıyan yerler orman sayılmaz.
Hukuk
Orman Kanunu'na göre ormanlar kaça ayrılır?
Nüfus bilgilerimiz hangi bölümde bulunur?
Muris muvazaası ile genel muvazaa arasındaki fark nedir?
Muvazzaf asker kaç yıl görev yapar?
Nitelikli güveni kötüye kullanma nedir?
Muhtarlıklar hangi yönetim birimine bağlıdır?
Müşteki duruşmada ne yapar?
Münhasırlık şartı ne anlama gelir?
Miras yoluyla edinilen mal evlilik içinde satılırsa ne olur?
Nüfus cüzdan sureti kaç yıl geçerli?